Logo

    Ben Okurum

    Yayıncılık dünyasının deneyimli ismi ve Storytel'deki birçok kitabın sesi Deniz Yüce Başarır Ben Okurum’un her bölümünde okuduğu bir kitabı, kitabın ona hissettirdiklerini anlatıyor, alıntılar paylaşıyor ve dostlarıyla kitaplar hakkında sohbetler ediyor.
    tr89 Episodes

    People also ask

    What is the main theme of the podcast?
    Who are some of the popular guests the podcast?
    Were there any controversial topics discussed in the podcast?
    Were any current trending topics addressed in the podcast?
    What popular books were mentioned in the podcast?

    Episodes (89)

    İnce Memed

    İnce Memed

    Ben Okurum’un bu bölümünde Türkçe’nin büyük ustası Yaşar Kemal ve onun unutulmaz roman serisi İnce Memed var. Deniz Yüce Başarır ile konuğu Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı doçentlerinden, edebiyat araştırmacısı Erol Köroğlu usta yazarın eserleri arasında dolaşırken, onun hayat ve edebiyat görüşüne, doğayla ilişkisine, dilinin ve anlatımının zenginliğine, insan sevgisine vurgu yapıyorlar. Yaşar Kemal’in her biri birer destan olan romanlarını sevenler için kaçırılmaması gereken bir ben okurum bölümü bu. Elbette her zaman olduğu gibi Başarır’ın seslendirdiği bölümlerle bu edebiyat lezzeti de pekişiyor.

    Zorba

    Zorba

    Ben Okurum dinleyicileri bu kez suyun öte yanına kulaç atıyor, Akdeniz esintisini tenlerinde hissediyorlar. Çünkü Deniz Yüce Başarır ve konuğu yazar Defne Suman sohbetlerine onları da katıp, Girit’e doğru uzanıyorlar. İkili, ünlü Yunan yazar Nikos Kazancakis’in en sevilen eseri Zorba ile ‘hayatı nasıl yaşamalı?’ sorusunun peşinden gidiyor. Kazancakis’in kendisiyle girdiği bir tür hesaplaşma olarak da okunabilecek romanla ilgili sohbeti ve Başarır’ın seslendirdiği bölümleri dinlerken, umuyoruz ki, siz de her şeye rağmen hayatı yeniden ya da daha çok seveceksiniz.

    Sherlock Holmes

    Sherlock Holmes

    Suç hikâyelerinin ilk ve en başarılı örneklerinden birine doğru bir yolculuğa hazır mısınız? Ben Okurum’un bu bölümünde Deniz Yüce Başarır, konukları Mesut Demirbilek ve Algan Sezgintüredi ile birlikte ünlü roman kahramanı detektif Sherlock Holmes’u ve tabii onun ortağı Doktor Watson’u masaya yatırıyor. Arthur Conan Doyle’un kaleme aldığı, 1886 yılında yayımlanan Kızıl Soruşturma’dan itibaren okurları kendine sıkı sıkıya bağlayan ünlü kahramanın dört roman, 56 hikâyelik uzun yolculuğunu konuşurken, polisiyenin tarihi, aklın ve gözlem gücünün önemi gibi konular da gündeme geliyor ister istemez. Başarır’ın, çeşitli Sherlock Holmes hikâyelerinden okuduğu satırlarla renklenen sohbet tam polisiye sever okurlara göre. 

    Bukalemunlar Kitabı

    Bukalemunlar Kitabı

    Ben Okurum’un bu bölümünde uzak coğrafyalara doğru bir yolculuğa çıkıyoruz. Afrika edebiyatının son dönemde en ilgi çeken yazarlarından, Portekizce’nin yıldızlarından biriyle tanışıyoruz: Jose Eduardo Agualusa. Deniz Yüce Başarır, onun büyülü gerçeklik akımının etkisinin de gözlendiği ve ülkesi Angola’nın kanlı geçmişinin izini süren ödüllü romanı Bukalemunlar Kitabı’nı şair, oyuncu, sunucu ve tarihçi Pelin Batu ile konuşuyor. Bu tatlı ve dopdolu sohbete elbette, Agualusa’nın güzel cümlelerinden bazıları da eşlik ediyor. 

    Çıtır Çıtır Felsefe

    Çıtır Çıtır Felsefe

    Çocuk ve gençlik edebiyatına da zaman zaman uğramayı seven Ben Okurum’un konusu bu kez yolun başındaki okurlara felsefeyi sevdirecek, hayatı sorgulamalarına destek olacak önemli bir kitap dizisi: Çıtır Çıtır Felsefe. 33 kitaplık bu dizinin ele aldığı kavramlar, hayatın özünü oluşturan meseleler. İyi ve Kötü, Ölüm ve Yaşam, Haklar ve Ödevler, Sanatçılar ve Dünya başlıkları bunlardan sadece birkaçı. Deniz Yüce Başarır, seriyi yayımlayan Günşığı Kitaplığı’nın kurucusu ve yazar Mine Soysal ile hem kitapların yazarı Brigitte Labbe, hem yayıncılık hem de çocuklarla felsefe hakkında derin bir sohbete imza atıyor Ben Okurum’un bu bölümünde. Ve elbette Labbe’nin birçok zor meseleyi tatlı bir hikâyeye dönüştürdüğü metinlerden de alıntılar seslendiriyor. 

    Cesur Yeni Dünya

    Cesur Yeni Dünya

    Ben Okurum’un bu bölümüne oyuncu, şovmen, yönetmen, yapımcı ve seslendirme sanatçısı Okan Bayülgen konuk oluyor. Storytel için seslendirdiği, dünya edebiyatının en önemli distopyalarından biri olarak kabul edilen Cesur Yeni Dünya’yı hem bir okur hem de bir okuyucu gözüyle değerlendiren Bayülgen ile Deniz Yüce Başarır’ın sohbeti, sadece edebiyat severlerin ilgisini çekmeyecek. Ne de olsa ikili, İngiliz yazar ve filozof Aldous Huxley’nin başyapıtındaki evren üzerinden günümüz dünyası hakkında da bol bol fikir yürütüyor. Ve tabii her zaman olduğu gibi kitaptan can alıcı bölümler de seslendiriliyor. 

    Oğluma Ahlak Üstüne Öğütler

    Oğluma Ahlak Üstüne Öğütler

    Ben Okurum ‘un bu bölümüne ünlü psikiyatr Yankı Yazgan konuk oluyor. Deniz Yüce Başarır ve Yazgan, İspanya’nın yaşayan en ünlü felsefecilerinden biri olarak kabul edilen Fernando Savater’in Oğluma Ahlak Üstüne Öğütler adlı kitabını merkeze alarak hayat hakkında konuşuyorlar. Savater’in oğlu Amador’a bir mektup olarak kurguladığı eserden yola çıkan ikili, “nasıl hakkını vererek yaşanır?” sorusunun çevresinde dolaşıyor. Edebiyat eserleri, filozofların sözleri, psikologların deneyleri, şiirler… Bu sohbeti renklendiren ve derinleştiren diğer unsurlar. Ve tabii Başarır her zaman olduğu gibi söz konusu kitaptan can alıcı bölümleri de seslendiriyor dinleyenler için. 

    Frankenstein

    Frankenstein

    Ben Okurum bu kez, Gotik edebiyatın en bilinen eserlerinden birini getiriyor kulaklarınıza. Deniz Yüce Başarır ve Sıcak Kafa adlı romanıyla tanınan yazar Afşin Kum, ilk kez 1818 yılında, üstünde yazarının imzası olmadan yayımlanan Frankenstein’ı yatırıyorlar Ben Okurum masasına. Neden yazarın imzası yokmuş derseniz… Çünkü o zamanlar henüz 21 yaşında bir genç kadın o: Mary Shelley. “Gerçek Frankenstein kimdir?” sorusunun peşinden giden sohbette, popüler kültürün edebiyatın bazı karakterlerini nasıl tek bir boyuta indirdiği meselesi de konuşuluyor. Korkunç görüntüsü ve tekinsizliğiyle korkunun vücut bulmuş hali olarak kabul edilen Yaratık ve onun yaratıcısı, tutkularına gem vuramayan doktor Frankenstein… Kim onlar? Sevdiğiniz podcastin bu bölümünde gerçek Frankenstein’la tanışacak, Başarır’ın romandan seçtiği ve seslendirdiği satırlar sayesinde onun trajedisine de hakim olacak, ruhuna dokunacaksınız. 

    Mezbaha Beş

    Mezbaha Beş

    Amerikan Edebiyatı’nın en büyük hiciv ustalarından biri ve onun İkinci Dünya Savaşı’na çok farklı bir açıdan bakan romanı bu kez ben okurum’un konusu: Kurt Vonnegut ve Mezbaha Beş. Deniz Yüce Başarır, okurunu bir satırdan öbürüne hüzünden neşeye küçük bir dokunuşla sürükleyebilen etkileyici romanı, Vonnegut’un büyük hayranı Türkiye’den bir yazarla, Aylin Balboa ile konuşuyor. Savaşın acımasız yüzünün, Vonnegut’un çalkantılı hayatının, onun alameti farikası olan kara mizahın konuşulduğu bölümde elbette romanın can alıcı bölümleri de Başarır tarafından seslendiriliyor. 

    Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu

    Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu

    Ben Okurum bu bölümünde İtalyan yazar Italo Calvino’nun 100üncü doğum gününü kutluyor. Deniz Yüce Başarır, Türkiye yayıncılığının deneyimli editörlerinden İshak Reyna’yı da konuk ediyor bu kutlamaya. Başarır ile Reyna’nın odağa yazarın başyapıtı olarak tanınan Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu’yu alarak yaptıkları sohbet, Calvino’nun neşesini, muzipliğini, oyunbazlığını kanıtlayan bölümlerin seslendirilmesiyle daha da renkleniyor. 

    Hadrianus’un Anıları

    Hadrianus’un Anıları

    Ben Okurum’un beşinci sezonunun ilk konuğu Serra Yılmaz. Deniz Yüce Başarır’ın sorularıyla, yarı Fransız yarı Belçikalı, aynı zamanda Amerikan vatandaşı önemli bir kadın yazarı, Marguerite Yourcenar’ın başyapıtı olarak kabul edilen Hadrianus’un Anıları’ndan yola çıkan sohbet nerelere uğramıyor ki! Çok yönlü bir kadın yazarı çok yönlü bir sanatçıyla konuşunca normal tabii. Oyuncu, çevirmen, gurme Serra Yılmaz, 9 yaşında Latince öğrenmeye başlayan, Doğu Öyküleri, Düş Parası, Ateşler, Bir Ölüm Bağışlamak, Zenon gibi eserleriyle dünya edebiyatına büyük katkılarda bulunan, aktivistliğiyle doğanın ve kültürel değerlerin katledilmesine hep karşı çıkan, Virginia Woolf’dan Kavafis’e birçok önemli yazar ve şairin eserlerini Fransızca’ya çeviren Yourcenar eserleriyle ilgili tatlı anılarını da paylaşıyor bölümde. Büyük bir imparatorun hayatını kendi ağzından anlatan romandan çeşitli bölümler de Başarır tarafından seslendiriliyor elbette. Üstelik bu bölümün bir seslendirme sürprizi daha var.

    Sineklerin Tanrısı

    Sineklerin Tanrısı

    Dünya edebiyatının insan doğasının karanlık yanlarını ve totaliter rejimleri en iyi anlatan romanlarından biri var bu kez ben okurum’da: Sineklerin Tanrısı. William Golding’in 2. Dünya Savaşı’nda yaşananlardan etkilenerek 1954 yılında kaleme aldığı roman geçtiğimiz yüzyılın en iyi 100 romanı listelerinin tümünde, listeyi hangi mecra hazırlamış olursa olsun, yer alıyor. Deniz Yüce Başarır, romanı insan doğasının derinliklerine inerek incelemek üzere psikolog Özge Çivci’yi davet ediyor bölüme. Çivci ile Başarır, Golding’in sembollerle örülü romanındaki şifreleri çözmeye çalışırken siz de keyifli bir sohbete tanıklık edeceksiniz. Elbette, her zaman olduğu gibi romandan can alıcı bölümlere de.

    Bonzai

    Bonzai

     Ben Okurum’un bu bölümünde Latin Amerika Edebiyatı’na yeni bir soluk getiren Şilili yazar ve şair Alejandro Zambra’nın ilk romanı Bonzai var. Deniz Yüce Başarır, kültür sanat gazeteciliğinin aktif isimlerinden Can Öktemer’le yazarın Ağaçların Özel Hayatı ve Eve Dönmenin Yolları başta olmak üzere hemen hemen tüm eserlerini masaya yatırırken, sohbet Şili’ye ve Şili halkının yaşadığı zulümlere de uzanıyor. Ve elbette şiirsel bir metin olan Bonzai’den en etkili bölümlerden birkaçı da Başarır tarafından seslendiriliyor. 

    Pal Sokağı Çocukları

    Pal Sokağı Çocukları

    Macar edebiyatının dünya çocuklarına geçtiğimiz yüzyılın başında armağan ettiği çok sevilen bir roman konuşuluyor bu kez ben okurum’da. Ferenc Molnar’ın 1906 yılında yazdığı Pal Sokağı Çocukları bugün hâlâ küçük okurları nasıl etkiliyor, ana kahramanlarından Nemecsek ve Boka yıllar önce okuyanların bile zihninde canlılığını hâlâ nasıl koruyor sorularının peşindeki sohbette Deniz Yüce Başarır, Türkiye’de çocuk edebiyatının duayen isimlerinden biri olarak kabul edilen yayıncı, yazar, editör ve çevirmen Fatih Erdoğan’ı ağırlıyor. Ve elbette okuyanlara gözyaşı döktüren bu heyecanlı ve hüzünlü romandan çok etkileyici bölümler de yine Başarır’ın sesinden hayat buluyor. 

    İskenderiye Dörtlüsü

    İskenderiye Dörtlüsü

    Ben Okurum’un yeni bölümünde Çağdaş İngiliz Edebiyatı’nın en beğenilen eserlerinden biri var: İskenderiye Dörtlüsü. Justine, Balthazar, Mountolive ve Clea adlı dört romandan oluşan seri, gerek  şiirsel anlatım tarzı gerekse her kitapta ana hikayenin farklı bakış açılarını sunarak yarattığı büyük giz açısından üzerinde uzun uzun konuşmaya imkan tanıyan çok katmanlı bir eser. Yazarı Lawrence Durrell da ilginç bir kişilik elbette. Deniz Yüce Başarır, kitapseverlerin sosyal medyadan ve Kafa Dergisi’ndeki yazılarından tanıdığı Eylül Görmüş ile derinlemesine bir sohbete dalıyor bu dörtleme ve Durrell ile ilgili. İlk roman Justine’den Başarır’ın seslendirdiği, romanın tüm şiirselliğini yansıtan bölümler de dinleyenleri romana çağırıyor. 

    Muhteşem Gatsby

    Muhteşem Gatsby

    1920lerin Amerika’sına doğru küçük bir yolculuğa çıkmaya ne dersiniz sevgili ben okurum takipçileri? Deniz Yüce Başarır, bu bölümde konuğu yazar Hikmet Hükümenoğlu ile birlikte Amerikan edebiyatının büyük romanı olarak kabul edilen Muhteşem Gatsby’i masaya yatırıyor. Elbette romanın yaratıcısı F. Scott Fitzgerald’ın çalkantılı hayatı da hem sohbette hem de Başarır’ın paylaştığı bilgilerde yoğun olarak yer alıyor. Ne de olsa yazar Caz Çağı’nın sembollerinden biri olarak kabul ediliyor, hatta yazdığı bir öykü kitabı sayesinde çağa adını veren de o. Kayıp Kuşak, Amerikan Rüyası kavramlarının da bolca tartışıldığı podcastte, romandan çarpıcı bölümler de her zamanki gibi Başarır’ın sesinden dinleyenlere ulaşıyor. 

    Jane Eyre

    Jane Eyre

    Ben Okurum ‘un bu bölümünde modern aşk romanlarının ilki olarak kabul edilen, ölümsüz eser Jane Eyre var. Deniz Yüce Başarır, dünya edebiyatının meşhur üçlüsü Bronte kardeşlerin en büyüğü olan Charlotte Bronte’in 1847 yılında yazdığı eseri, Harvard Üniversitesi’nde İngiliz edebiyatı doktorası yapan yazar Sezen Ünlüönen ile konuşuyor. Bu eğlenceli ve bilgilendirici bölüm edebiyatseverler için kaçırılmayacak bir fırsat. Üstelik Başarır, romanın en güzel bölümlerinden romantik satırlar okumayı da ihmal etmiyor. 

    Büyülü Fener

    Büyülü Fener

    Ben Okurum ‘un bölüm konuğu bu kez oyuncu Ercan Kesal. Deniz Yüce Başarır, aynı zamanda yönetmen, senarist, yazar ve doktor olan Kesal ile başka bir sinema adamının, İsveçli yönetmen, senarist, oyun yazarı ve oyuncu Ingmar Bergman’ın hayat hikayesini anlattığı kitabı Büyülü Fener’i konuşuyor. Kitaptan çok çarpıcı bölümlerinden de paylaşıldığı podcaste, sinemanın büyüsünün hakim olduğunu söylemek yanlış olmaz herhalde. Ve çocukluk yaralarımızın, hayattaki hedef ve heveslerimizin, tiyatronun, sanatın… Kısacası, yine derin bir sohbet bekliyor ben okurum severleri.

    İnsanın Anlam Arayışı

    İnsanın Anlam Arayışı

    Ben Okurum bu bölümü popüler psikoloji kitapları alanında yıllardır tahtını kimselere kaptırmayan bir kitaba, İnsanın Anlam Arayışı’na ayırıyor. Deniz Yüce Başarır, kendisi de toplama kamplarında uzun süre bulunmuş nörolog ve psikolog Viktor E. Frankl’ın yazdığı kitabı felsefi bir bakış açısından değerlendirmek üzere akademisyen Sezgi Durgun ile derin bir sohbete dalıyor. İnsanın Anlam Arayışı, Frankl’ın toplama kamplarında yaşadıkları kadar, Üçüncü Viyana Ekolü olarak anılan, kendi geliştirdiği psikoterapi yöntemi logoterapiyi de anlatan bir kitap olduğu için, zor günlerde neye tutunacağımıza dair bir rehber olarak da görülebilir. Başarır’ın kitaptan paylaştığı can alıcı bölümler ise insana dair çok şey anlatıyor, her zaman olduğu gibi.

    Şafakta Verilmiş Sözüm Vardı

    Şafakta Verilmiş Sözüm Vardı

    Ben Okurum’un bu bölümünde Deniz Yüce Başarır, yazar Buket Uzuner’i ağırlıyor. Uzuner’in büyük hayranlık duyduğu, Balık İzlerinin Sesi adlı romanında kahramanlarından biri haline getirdiği Fransız yazar Romain Gary’nin konuşulduğu podcast, yazarın hayatından esintiler taşıyan Şafakta Verilmiş Sözüm Vardı adlı esere odaklanıyor ama sohbet Gary’nin diğer eserlerine de uzanıyor. Goncourt Edebiyat Ödülü’nü iki kez alabilen tek yazar olarak tanınan Gary’in diğer yazar kimliği Emile Ajar, intiharı, aşkları ve tabii her zaman başrolde olan annesi uğranılan duraklardan birkaçı. Başarır, elbette yine Şafakta Verilmiş Sözüm Vardı’dan en can alıcı bölümleri seslendirmeyi de ihmal etmiyor.